Paylaş

Teknolojinin insan hayatına getirdiği sayısız faydaların yanı sıra  kişilerin teknoloji kullanımı üzerinde kontrolünün kaybolması, ölçüsüz ve  sınırsız kullanım ciddi riskleri beraberinde getiriyor. Teknolojik ürünlere  ulaşılamadığında yoksunluk yaşanması olarak tanımlanan “teknoloji bağımlığı” da  Türkiye’de genellikle internet ve sosyal medya gibi bağımlılıklarla kendisini  gösteriyor.

Uzmanlara göre, teknolojiden olumsuz etkilenme yaşı günden güne  düşerken, teknoloji bağımlılığının özellikle çocuk ve gençlerde, düşünce  süreçlerinde bozulma, sosyal gelişimde gerilik, özgüven düşüklüğü, yüksek sosyal  kaygı düzeyi ve saldırganlık eğilimi gibi zararları bulunuyor.

“Teknoloji bağımlılıkları 5-6 yaşlarına kadar düştü”

İzmir Bakırçay Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr.  Selim Günüç, AA muhabirine, teknoloji bağımlığının internet, dijital Oyun, çevrim  içi bahis, akıllı telefon, sosyal medya, çevrim içi alışveriş gibi farklı  türlerinin bulunduğunu söyledi.

Teknoloji bağımlılıklarına ilişkin farklı türlerin bulunmasının, bu  bağımlılıkların görüldüğü popülasyonları ve hedef grupları birbirinden ayırdığını  belirten Günüç, “Geçtiğimiz 5-10 yılda daha çok 12 yaşından sonra görülen  teknoloji bağımlılıkları günümüzde 5-6 yaşlarına kadar düştü. Teknolojinin  olumsuz etkilerinin 1 yaş ve altı bebeklere kadar düşmesi de kaygı verici.” dedi.

Türkiye’de ve dünyada teknoloji bağımlılığının ciddiye alınmadığına  dikkati çeken Günüç, son 15-20 yılda hem teknoloji bağımlılık oranının arttığını  hem de bağımlılık yaşının düştüğünü bildirdi.

Günüç, teknoloji bağımlılık oranının toplumun eğitim düzeyi, ekonomi,  politikalar, teknolojiye erişim, kültürel yapılar, aile yapıları, sosyal çevre ve  olanaklar gibi birçok konudan etkilendiğine işaret ederek, “Teknoloji  bağımlılığının önlenmesinde bilgilendirme ve farkındalık çalışmaları haricinde,  etkin ve çözüme yönelik çalışmalar dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de  bulunmuyor. Teknoloji kullanımının çocukluğun erken dönemlerine kadar düşmüş  olması, çocukluğunda teknolojiyi aşırı kullananların ilerleyen yaşamında yapılan  bilinçlendirme çalışmalarının ya da verilen eğitimlerin işe yaramamasına sebep  oluyor.” diye konuştu.

“Evdeki çocukları teknoloji oyalıyor”

Türkiye’de sosyal yaşam alanlarının ve olanakların yetersizliği  nedeniyle ailelerin çocukları evde tutmak zorunda kaldığını vurgulayan Günüç, bu  durumda evde kalmak zorunda olan çocukları teknolojinin oyaladığını dile getirdi.

Günüç, teknoloji bağımlılığıyla mücadelede en önemli görevin ailelere  düştüğünü belirterek, şöyle konuştu:

“2-3 yaş öncesi çocukların teknolojiyle tanıştırılmaması gerekiyor.  Çünkü son yıllarda yaptığımız çalışmalar, teknolojiyi kullanan 2-3 yaş altı  bebeklerin adaptif becerilerinin bundan olumsuz etkilendiğini gösteriyor.  Çocukluktan itibaren bağımlı olmadan önce bilinçli kullanım alışkanlığı  kazanılmazsa ilerleyen yaşlarda sosyal çevre  değişmediği için birey geçici  olarak tedavi edilse bile geri döndüğünde bağımlılık nüksediyor. Gerek okullarda  gerek sosyal yaşam alanlarında tatmin edici olanakların artırılmasına yönelik  çalışmalar yapılması da gerekiyor.”

Çocuklarda bilgisayar oyunu ve internet bağımlılığı yoğun

Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri  Eğitimi Öğretmenliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Necmi Eşgi de Türkiye’de  teknoloji kullanımının artmasıyla teknoloji bağımlılığında da yükseliş olduğunu  bildirdi.

Bağımlılık yaşının çok küçük yaşlara düştüğüne dikkati çeken Eşgi,  şunları kaydetti:

“Günümüzde 0-2 yaşında tableti önünde yemek yiyen, tableti önünden  alındığında hiç durmadan ağlayan, teknoloji bağımlısı bebekleri görmek mümkün.  İlköğretim ve orta öğretim çağındaki çocuklarda daha çok bilgisayar oyun  bağımlılığı, internet bağımlılığı, akıllı telefon bağımlılığı görülüyor. Lise  çağındaki çocuklarda ise yaşlarına paralel olarak teknolojik bağımlılık kendini  akıllı telefon, internet ve sosyal medya bağımlılığı olarak gösteriyor.  Erişkinlerde online alışveriş, bahis, sosyal medya bağımlılıkları izleniyor.  Meslek gruplarında da bu bağımlılık türlerine güncelden kopma, internetsiz kalma ekleniyor.” dedi.

Eşgi, Türkiye’de her türlü bağımlılığı önlemek amacıyla kurulmuş  Yeşilay gibi bir kurum bulunmasının ülke için şans olduğunu dile getirdi.

Önce bireysel sonra toplumsal bilinçlenmenin gerçekleştirilmesi için  Yeşilay’ın ve üniversitelerin ülke çapında halkın yoğun katılımının sağlanacağı  bilgilendirme toplantıları yapmasının önem taşıdığını vurgulayan Eşgi, tüm  internet, sosyal medya, bilgisayar kullanıcısına ulaşılarak teknoloji bağımlılığı  konusunda daha bilinçli olmalarının sağlanması gerektiğini kaydetti.
 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

* Copy This Password *

* Type Or Paste Password Here *

4,158 Spam Comments Blocked so far by Spam Free Wordpress