Paylaş

Peki markalar reklamlarında cinsiyet eşitliğini yalnızca bir gün değil, tüm yıl boyunca geçerli bir öncelik haline getirmek için ne yapabilir? Aşağıdaki üç adımla işe başlayabilirler.

Verilerden yararlanma

Varlığından haberdar olmadığınız bir sorunu çözemezsiniz. Neyse ki yeni teknolojik gelişmeler sayesinde, markalar ne kadar ilerleme kaydetmeleri gerektiğini eskiye kıyasla çok daha kolay öğrenebiliyor. Örneğin, Association of National Advertisers’ın öncülük ettiği ve her kadının reklamlarda ve medyada temsil edilmesini sağlamayı hedefleyen #SeeHer hareketi, reklamlara kadınları betimleme biçimine göre puan veren Cinsiyet Eşitliği Ölçümü (GEM) adlı bir araştırma yöntemi geliştirdi. Şu ana kadar on binlerce reklam bu araştırma yöntemi kullanılarak değerlendirildi.

Veri tabanlı bu tür yaklaşımların en iyi tarafı, pazarlamacıların reklamlarda cinsiyet temsilinin kendi işletmeleri tarafından bir öncelik olarak görülmesi gerektiği konusunda üst düzey yöneticileri ikna etmelerine yardımcı olabilmesi. Yakın tarihli bir analizde, en yüksek satış artışına neden olan reklamların en yüksek GEM puanlarına, en düşük satış artışına neden olan reklamların da en düşük GEM puanlarına sahip olduğu belirlendi. 

Hem çeşitliliğe hem de çoğulculuğa odaklanma

Çeşitlilik ve çoğulculuk hakkında konuşurken genellikle sanki ikisi de aynı anlama geliyormuş gibi davranıyoruz, ancak bu doğru değil. Çeşitlilik, reklamlarınızın temsil düzeyinin yüksek olmasını, yani farklı cinsiyetlerden, ırklardan ve etnik kökenlerden, cinsel yönelimlerden ve sosyoekonomik durumlardan insanları dengeli bir şekilde içermesini sağlamakla ilgili. Eski adıyla Weight Watchers olarak bilinen WW tarafından yayınlanan son kampanya, hayatın her kesitinden insanlar içeriyor ve tüketici tabanını reklamında doğru şekilde yansıtan bir markaya harika bir örnek teşkil ediyor.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

* Copy This Password *

* Type Or Paste Password Here *

3,709 Spam Comments Blocked so far by Spam Free Wordpress